'GELECEĞİM' DERDİN, GELMEDİN...

Your awesome Tagline

0 notes

0 Plays

Ne bileyim işte! Sevgimle doğru insanı,vefam ile doğru dostlarımı,düşlerimle hayatımı bir türlü yan yana getiremedim…Her sözün altında bir yalan,her taşın altında bir yılan mutlaka çıkıyor…Ve sanki hepsi de beni buluyor…

0 notes

Sevenlerim var biliyorum, ne mutlu bana… Can abim teşekkürler…

Sevgili küçüğüm! Bak buradan haykırıyorum sana! Birilerinin hergün toprağını suladığı bir saksı çiçeği gibi olma hiç! O saksı çiçeklerine özenme hiç! Dağda ol, bayırda ol, hergün yağmur, fırtına ama sadece birkaç gün güneş görsen de, oradan oraya bir yaban otu gibi savrul! Neden mi? Çünkü sen büyürken suni gübre ekilmedi senin toprağına saksı çiçekleri gibi, unutma ki kurdun kuşun boku oldu senin toprağını besleyen! 

Sen güçlüsün, sen özelsin, sen ki herşeyin farkında, sen ki herşeyi gören, sen asıl herşeyi tadacaksın, kimse değil! O aptallar sadece kendilerini inandırdıkları ve kandırdıkları sahte bir hayat yaşamaya devam edecekler senin o koskocaman yüreğine, kalbine sığmayı başaramadan!

Her kim ise o ahmak, sende olanın onda olmaması ondan, sende olanın kimsede olmaması da ondan! Senin olanın o olmaması da ondan, onun olanın sen olmaması da ondan!

0 notes

0 Plays

Canımı canına kattığım, gözlerinin örüntüsünde kaybolduğum, ruhum izini sürmekle, ömrüm ömrünü beklemekle nihayet bulacak! Başkası yalan, yalan varlığının üstüne taht kurmaya çalışan zaman! Sen zaman aşımına hiçbir zaman uğramayan acım,canım, yolum,yoldaşım… Gökyüzüne kalkan elimsin hala! Unutulmadın…

0 notes

Ahmet Hakan’ı okudunuz mu?

AKİT midir, Vakit midir bir gazete var ya… 
Durup dururken yine kaşıdı Sivas katliamını… 
Üst üste manşet attı:
“Sivas’ta ölenler yanarak ölmedi, ölenlerde kurşun yarası çıktı”.

Aslında her şey gözler önünde oldu:
Toplandılar… 
Perdeleri tutuşturdular… 
“Yak lan yak” diye bağırdılar… 
İçlerinden biri bile çıkıp “tekbir eşliğinde adam yakmaya çalışmak da neyin nesi, dağılın lan” demedi, diyemedi.
Ve şimdi tutmuşlar “yanarak ölmediler / dumandan öldüler” diye pişkinlik yapıyorlar, otelde katledilen bir genç kadının fotoğrafındaki saç örgüsünü “işte kurşun izinin kanıtı” diye yayınlıyorlar. 

Adamlarda… 
İnsanlık yok.
Vicdan yok.
Çekinme yok.
Arlanma yok.
Utanma yok.
Sıkılma yok.
“Acaba orada yanlış bir iş mi yapıldı?” diye en ufak bir tereddüt bile yok.
Ya ne var?
Kusturucu bir arsızlık var.

Bu kusturucu arsızlık ürkütüyor insanı… 
Ürkütüyor çünkü… 
Bu kafa yine otel perdelerini tutuşturur, bu kafa yine “yak lan yak” diye bağırır, bu kafa yine tekbir eşliğinde bina kundaklar, bu kafa yine yaktığı ateşi seyre dalar…

0 notes

ŞARKTA ÖĞRETMEN OLMAK…

Gurbet elde bayram namazı kılmadıysanız,

Sevdiklerinizden günlerce haber alamadan acaba iyiler mi diye merak etmediyseniz,

Keleş sesleri arasında acaba ne zaman lojmana girecekler diye içinden geçirip uyuya kalmadıysanız,

Tandırda pişen yeni çıkan Nanı anasından habersiz kaçırıp yanınıza gelen örtmenem buyur Nan ye deyip ortasından ikiye bölüp size uzatan ve yerken size bakıp haylaz haylaz gülen öğrenciniz olmadıysa,

Tezek ve keven dolu sobayı mazotla tutuşturuken saçınız kaşınız yanıp ütülenmediyse şayet,

15 tatile yaz tatiline giderken arabanızın arkasından köyün çıkışına kadar sizi takip edip el sallayan renkli gözlü öğrencileriniz olmadıysa,

Aylar önce pişirilmiş kuru yufkayı şekerli su ile ıslatıp dürüm yapıp tatlı niyetine yemediyseniz hiç,

Sular donunca yağan karı ıbrığa doldurup sobada kaynatıp içmediyseniz,

Mum gibi yanan köy ışığını elektiriğini hiç bilmiyorsanız,

Geceler boyu mum ışığı ile kitap okumadıysanız eğer,

Ta uzaklardan görünen kar körümeye yo açmaya gelen doeri görünce çocuklar gibi şenlenmediyseniz..

doğuda öğretmen olmak anlatılmaz…

ALINTI

0 notes

İnsanlar ekleniyor hayatına, insanlar eksiliyor… 
Sen bir kalabalıktan bir başka kalabalığa çokta farketmeden geçiyorsun… 
Birileri senin hayatından çıkıyor, sen birilerinin hayatından çıkıyorsun… 

Teninin bir parçası olmuş niceleri uzaklaşıyorlar… 

Bir zamanlar adını bile bilmediklerin ise daha sonra en mahrem gülüşlerinin sahibi oluyorlar… 
İleriye baktığında, geçmişin gölgeleri kaçınılmaz olarak düşüyor geleceğin üstüne… 
Gitmiş olanları hatırladığında, gidecek olanları da düşünüyorsun… 
En yakınından bile uzaklaştırabiliyor bu düşünceler… 
‘O da eksilecek mi hayatımdan’ diye soruyorsun kendine…

0 notes

Sakın, seni eksik sevdiğimden şüphelenme… 

Ben bu hayata gerekli olduğu söylenen bir sürü şeyi, bu sevgi yüzünden öğrenmek istemedim… Sen varken öğreneceğim her şeyi, sana rakip saydım… Ama yine de gitmek istedim, o karanlık denizin önüne… 

Çünkü, gideremedi, susuzluğumu sendeki aşk… 
Gideremedi, aşk üzerine bütün bildiklerim… 

Gideremedi, avuçlarıma bırakılan özlediğim her şey… İşte bu yüzden, kendimden başka biri olmak istemiyorum… Çok ama çok acı çeksem de almasın beni benden kimse… Bunu çok istiyorum… 

Sen, benim için herkesten daha önemlisin… 
Ama ben, kendisini özleyen bir başkasıyım… 

Ve bildim. Kendimi anlamak, hayatı anlamak kadar düş kırıcıydı… 

Ama böyle; belki de iyi ki böyle oldu…

0 notes

KENDİME…

Unutma! Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın, biri seni bulacak. Önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan, biraz ürkeceksin. Ne kadar dirensen de nafile, insansın sonuçta, seveceksin. Eski acılara bakıp da küsme sevdalara. Gavura kızıp da oruç bozulmaz. Sök at kafandan acabaları! Bir kemik, aynı yerden iki defa kırılmaz.

0 notes

Unutma! Yüreğinde bir ismin imzası var ve sen onu silemezsin. Söküp atamazsın, ne kadar uğraşsan da. Seninle beraber büyür içindeki sızı. İlk önce onu hissedersin başkasına dokunduğunda.

Unutma! Bir kere sevdin mi, uzun uzun yanarsın. Sitemler, öfkeler birikirken içinde, sen azalırsın. Dilinde küfür, elinde kadeh eksik olmaz Günler böyle geçer; alışırsın.

Unutma! Sabahlar artık gecikir. İster sağa dön ister sola, gözüne uyku değil gidenin hayali gelir. Kendini şiirlere verirsin. Elin sigaraya gider her on dakika da bir; fena zehirlenirsin.

Unutma! Bir süre güvenmeyeceksin kimseye, kendine sığınacaksın. Aşk konuşulduğunda sen susacaksın. Of larla ah larla başlayacaksın her cümleye. Çevrende senden başka herkes haksız olacak. Senin haklılığınsa çaresiz gidecek çöpe.

Unutma! Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın, biri seni bulacak. Önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan, biraz ürkeceksin. Ne kadar dirensen de nafile, insansın sonuçta, seveceksin. Eski acılara bakıp da küsme sevdalara. Gavura kızıp da oruç bozulmaz. Sök at kafandan acabaları! Bir kemik, aynı yerden iki defa kırılmaz.

Artık kararmaz gecelerin. Bir daha yaşlar akmaz gözünden. Sabahların gecikmez. Kim bilir ağladığın günlere gülersin. Bir defa öldün ya zamanında, bir daha ölmezsin…

Can Yücel